Umre hac gibi cihaddır.

Bilindiği gibi cihat Allah’ın emridir ve sevabı en fazla olan amellerden birisi ve en önemlisidir. Cihadı genelde erkekler Allah rızası için yapar ve bu sevabı kazanırlar. Onun için Hz. Aişe validemiz Peygamber Efendimize,

-“Ey Allah’ın elçisi! kadınların da cihad yapması gerekli midir?” diye sormuş, - Hz. Peygamber (s.a.v)’ de cevaben, “Evet (onlara) içinde savaş bulunmayan cihad (yani) hac ve umre gereklidir” buyurmuştur.

----------------------------------

İnsan hem isyan etme ve hem de itaat etme kabiliyetine sahiptir. İnsanın beşeriyet icabı işlediği günahları ile baş başa kalmaması, pişman olup tevbe edenlerin ve günahını affettirmek için Allah’ın (c.c) emrettiği ibadetleri yapanların ve Peygamberin (s.a.v) gösterdiği yoldan gidenlerin günahlarının bağışlanacağı müjdesi verilmiştir. Onun için yüce Allah lütfetmiş tevbe kapılarını açmış, tevbe edenleri affedeceğini vaad etmiştir. (18)

Sevgili Peygamberimiz de bazı ibadetlerin geçmiş günahların affına vesile olacağını haber vermiştir.

Mesela; kişi kendisini büyük günahlardan korursa, beş vakit namazdan her birisinin kendisi ile kendinden önceki namaz arasında, Cuma namazı kendisi ile kendinden önceki Cuma namazı arasında ve Ramazan orucu da kendisi ile kendinden önceki ramazan arasındaki işlenen küçük günahların affına vesile olacağını haber vermiştir.

Peygamberimiz (s.a.v) bunun gibi umre haccı yapmak için yola çıkıp, Mescid-i Aksa’dan Mescidi Harama kadar, telbiye, tekbir ve tehlil getirenlerin geçmiş günahlarının affedileceğini de haber vermiştir. Nitekim bir hadisi şerifte mealen “Hac veya umre niyetiyle Mescid-i Aksadan, Mescidi Harama kadar tehlil getiren kimsenin geçmiş bütün günahları af olur, ya da o kimse Cennete girmeyi hak eder.” buyurmaktadır (19)

Resulüllah Efendimiz (s.a.v) bir hadislerinde de, “Umre kendisi ile kendinden önceki umre arasında işlenen bütün günahlara kefarettir. Onların affına vesile olur.” (20) buyurmuştur.

İçinde namaz kılıp ibadet etmek için sadece Mescid-i Aksa, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Harama yolculuk yapılabileceğini haber veren Efendimiz; Mescid-i Nebide kılınan bir rekat namazın sevap bakımından, Mescid-i Haram hariç diğer bütün cami ve mescitlerde kılınan bin rekat namaza, Mescid-i Haramda kılınan bir rekat namazın diğer cami ve mescitlerde kılınan yüz bin rekat namaza denk olduğunu haber vermiştir. (21) Hatta Mescid-i Aksada kılanan bir vakit namazın da, zikredilen iki mescidin dışındaki cami ve mescitlerde kılınan beş yüz vakit namaza denk olacağını da habe verilmiştir.

İşte umre haccı yapan kişi Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi de namaz kılma şansını elde etmiştir. Umre yapan kişi bu fırsatı çok iyi değerlendirmeli, Mekke ve Medine de geçireceği günlerinde beş vakit namazını Harameynde yani, (Mescidi Haram ve Mescidi Nebevide) kılmalı, ayrıca buralarda bol bol geçmiş ve nafile namaz kılmalı, hatim okumalı, zikir çekmeli, tevbe ve bol bol da dua etmelidir.

Umre haccı yapmak için Mekke-i Mükerreme’ye gidenler; Peygamberimizin evini, Hz. Hatice Validemizin kabrinin bulunduğu Cennet-ül Muallayı (mualla kabristanını), Cin Mescidini, Arafatı, Müzdelifeyi, Minayı, Cebeli Nur da Hıra Mağarası, Sevr dağında da Sevr mağarasını ziyaret etme fırsatını da muhakkak iyi değerlendirmelidirler.

Bilindiği gibi mümin herhangi bir cami veya mescide girdiği vakit eğer kerahet vakti değilse (Hanefi Mezhebine göre) iki rekat “Tahiyyatül Mescid” (camiyi selamlama) denilen namaz kılar. Ancak Mescidi Haram’a girince hemen tavaf yapılır. Çünkü oranın tahiyyesi namaz değil, tavaftır. (22)

Hac veya umre maksadı ile Haremi Şerifte bulunan kişi Kabeyi bol bol tavaf etmelidir. Peygamberimiz (s.a.v) bir hadisi şeriflerinde mealen “Allah (c.c) her gün beyti haramını ziyaret edenlerin üzerine günde 120 rahmet indirir. Bunun altmışı Kabeyi tavaf edenlere, kırkı Kabeye bakarark namaz kılanlara ve yirmisi de Kabeyi seyredenleredir. “(23) buyurmuştur.

Kabe tavaf edilirken her şavtında (her bir dönüşte) selamlanan Hacer-ül Esved de kendini selamlayanları mahşerde teşhis ederek lehlerinde şahitlik yapacaktır. Nitekim bir hadisi şerifte Efendimiz, “Yemin ederim ki, Allah kıyamet günü Hacer-i Evsedi iki gözlü ve dil sahibi olarak mahşere getirecek ve hac ve umrede kendini selamlayıp elleyenleri teşhis edecek ve lehine şahitlik edecektir.” (24) buyrulmaktadır.

Umre haccı yapan kişi Mekke’ye giderken veya dönerken Medine-i Münevvere’ye de uğrar. Burada (vakti varsa) sekiz gün kalır. Kırk vakit namaz kılar. Mescid-i Nebevide. (Peygamber Camii) Medine-i Münevvere dedir. Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in kabri şerifi (Ravza-ı Mutahharası) bu mescidin içerisindedir. Efendimizin eşlerinin hücreleri de bu mescidin içindedir. Keza ilk mescitte buradadır. Peygamberimizin Mescid-i, Mihrabı ve Minberi buradadır. Burası bir cennet bahçesidir. Nitekim kâinatın efendisi insanlığın önderi (s.a.s) bir hadislerinde mealen, “Evimle minberimin arası cennet bahçelerinden bir bahçesidir.” (25) buyurmuştur. Halen burası beyaz halıları ve beyaz sütunları ile bilinmekte olup, hac ve umre yapanlar burada namaz kılmak için adeta yarış etmektedirler.

Hac ve umre yapanlar Mescid-Nebevide Peygamber Efendimizi (s.a.v) de kabri başında ziyaret ederler. Babüsselamdan (selam kapısı) Mescid-i Nebiye girilip ağır ağır ilerleyerek Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) kabri hizasında durulur.“Esselatü vesselamü aleyke Ya Resülallah, Esselatü vesselamü aleyke ya habiballah, Esselatü vesselamü aleyke ya seyyidel evveline velahirin ve ala cemil enbiyai vel mürseliyn ve ala alihim ve eshabihim ecmaiyn” diyerek Peygamber Efendimizi selamlanır. Sonra hac rehberindeki Peygamberin kabri başında okunacak dua okunur veya istenilen şekilde serbest dua edilir.